Yağmur Yapım'ın başındaki isim, başarılı iş kadını Esin Yağmurdereli eşinden aldığı mirası daha ileriye götürmek için tüm çabasını sarf ediyor. İlk dizisi 'Hicran Yarası' ile de tüm gözleri üzerine çeviren Yağmurdereli ile merhum eşi ve sanat dünyası hakkında konuştuk.
- Sevgili Esin, Osman ağabeyimizi kaybedeli bir buçuk yıl oldu. Onun yokluğuna alışabildin mi?
Tabii ki alışamadım. Osman'ın yokluğunla dolu bir hayat düşünmek ve onsuz olmak çok zor benim için. Osman huzuru evinde bulurdu. Evini görmeden, evine gelmeden bir gün bile yapamazdı. Böyle bir adamın yokluğuna nasıl alışabilirim. Onun ruhunun evin içinde benimle olduğunu hissediyordum.
- Osman Yağmurdereli'nin vefatı sonrası Yağmur Yapım'ı siz devir aldınız. İlk projen Hicran Yarası hemen ödül aldı, bu büyük başarını neye borçlusun ve yeni projelerin var mı?
Çok çalışmama borçluyum, gecemi gündüzüme katıyor ve işimdeki başarımla da acılarımı hafifletmeye çalışıyorum. Osman bu şirketi çok sever ve çocuğu gibi görürdü.
-Yeni bir projeniz var mı?
Yakında Osman'ın hayatını anlatan 'Sevgili Öğretmenim' adında bir projeye daha başlayacağım. Biliyorsunuz Osman çok eskiden öğretmenlik de yapmıştı. Hikayesi Osman'a ait.
-Yapımcılık konusunda neler söylemek istersiniz?
Şu anda kendimi kurtlar sofrasında gibi hissediyorum, çünkü onca erkek yapımcı arasında tek bayan yapımcıyım ve inan onlar kadar çalışıyorum. Osman'ımın bir evlat gibi sevip koruduğu bu şirketi en iyi şekilde temsil ediyor ve onun bayrağını taşıyorum.