Ana Sayfa

GÜNCEL

DÜNYA

POLİTİKA

EKONOMİ

KÜLTÜR - SANAT

EĞİTİM

SPOR

SAĞLIK

BİLİM-TEKNİK

YAŞAM

ÖZEL

 

.: Yazarlar :.

 
Öncesiz; öncesiz olduğu için de sonrasız
05/04/2010 - 10:30

Yusuf KAPLAN



Modern Batı uygarlığı, bir "hümanizm" projesi olarak başladı. Sanıldığının aksine "hümanizm", insancıl bir dünyanın kurulması çabası değildir. Kilise çağları boyunca, iradesi, duyguları, aklı bastırılan insanın her türlü kilise otoritesine başkaldırması ve her türlü otorite, meşrûiyet ve hegemonya kaynağının Kilise'nin elinden alınarak insana devredilmesidir hümanizm.

Önceden bizzat tanrılaştırılan, Tanrı'nın rolünü Tanrı adına da olsa üstlenen, sorgulanamayan Kilise'nin bu tanrısal rolünün insanın eline geçmesi, dolayısıyla insanın her şeyin ölçüsü ve ölçütü katına yükseltilmesi girişimidir.

Hümanizmle temelleri atılan modernite projesi, beklenildiği gibi, insanın, insanca bir dünya kurmasıyla sonuçlanmamıştır. Bizzat insanın kendisini bile yok etmiştir. Önce sanatta ve düşüncede modernizm hareketiyle başlayan, sonra da postmodern düşünürlerin, sanatçıların geliştirdikleri söylem, artık insanın ve her şeyin sonu fikrine dayalı, varlığa ve hakikate varoluşsal bir saldırıyla sonuçlanan, bu darboğazdan nasıl çıkılabileceğini gösteremeyen eylemsiz bir söylemdir. İnsanı opaque'leştiren / donduran, grotesk'in, pathos'un, estetize ayartıların ve yokoluş biçimlerinin eşiğine fırlatan bir bitiş ve yitiş noktası.

Modernite, sonunda insanı da, Tanrı fikrini de, tabiatın aşkınlığı fikrini de yok etti ve insanı, gezegenimizi, medeniyetleri geleceksizleştirdi. O yüzden, postmodern zaman da, postmodern mekân da, öncesizlik ve bunun kaçınılmaz sonucu olarak da sonrasızlık fikrine dayalı, geçmiş ve gelecek zaman duygusunun iptal edildiği, her şeyi genişletilmiş tek bir geniş zaman duygusuna hapseden, her şeyin mübah olarak algılandığı, bütün değerlerin değersizleştirildiği, bütün anlamların anlamsızlaştırıldığı, bütün hafızaların hafızasızlaştırıldığı, bütün eylemlerin, iradelerin ayartıcı, baştançıkarıcı söylemlerle ve eylemlerle sanallaştırıldığı bir zamansızlık ve mekânsızlık hâlidir. Bir yersizlik ve yurtsuzluk durumudur. Bir duyarsızlaşma, hissizleşme, insansızlaşma, vicdansızlaşma, niteliksizleşme, yüzeylere, yüzeyselliklere, niceliklere, araçlara, dizginlenemez arzulara, hazlara ve hız biçimlerine teslim, mahpus ve yok olma biçimidir.

Hümanizmle birlikte başlayan modern Batı uygarlığının seküler bir meydan okuma olması, düşüncede, sanatta ve hayatta yepyeni çiçeklenmelerin, zenginleşmelerin, derinleşmelerin, keşiflerin, mükâşefelerin, karşılıklı olarak vareden çok yönlü konuşmaların, buluşmaların yaşandığı bir fütûhat (açılımlar dizisi ve ufku) olmasını engellemiştir modernliğin.

Sekülerlik, modern Batı uygarlığının icat ettiği dinin adıdır: Tanrısı insan olan; varoluş alanı sadece bu dünyaya ayarlı; ufku burayla ve şimdiyle sınırlı; insanı, insanın varoluş mecrasını fizik dünyaya kilitleyerek tastamam bir yokoluş macerasına dönüştüren bir paganizm ve barbarlaşma biçimidir.

Sekülerleşme, insanın, başta kendisi olmak üzere, Tanrı'yla ve kâinât'la ilişkisini tersyüz ettiği için, insan, kaçınılmaz olarak ontolojik güvensizlik duygusu yaşamaya, Foucault'nun deyişiyle, "modernlik hapishanesi"ne hapsolmaya mahkum olmuş; bu dünyayı, dolayısıyla hayatı güç ve çıkar ilişkilerinin, dizginlenemez arzu ve haz biçimlerinin tatmin edildiği; insanın aşkın özelliklerini, vicdanını, duyarlıklarını aşındıran; insanın diğer insanlarla, varlıklarla ve kâinâtla ilişkilerini yalnızca kontrol ve kolonize etme güdüleri üzerine kuran ve sonuçta insanı da yok eden darwinyen bir barbarlıklar dünyasının, materyalist bir çatışmalar ve çıkarlar anaforunun ortasına fırlatmıştır.

Modernlik, bir unutma biçimiydi. İnsanın, kendisini ifade edebilmesi ve gerçekleştirebilmesi için, öncesini unutması gerekiyordu. Sonuçta, nevzuhûr bir varlık türü çıktı ortaya. Tarihte ilk defa, insanın tanrılaştığı, tanrılaştığı ölçüde de barbarlaştığı, vicdanını, duyarlıklarını yitirdiği, hayatı güç, çıkar ve haz ilişkileri arenasına dönüştüren zavallı bir varlık türü.

Öncesi yoktu bu insanın. Kendisinden önceki bütün insanlık birikimlerini ya yok etmişti; ya da dümdüz... Öncesi olmadığı, öncesiz olduğu için de, sonrasızlıkla malul şimdi. Buraya ve şimdiye, benine ve bedenine hapsolmuş durumda. Aslâ mutlaklaştırılamayacak ve ilahlaştırılamayacak hususiyetlerle yaratılan benini ve bedenini mutlaklaştırdığı için, insan, özne olma özelliklerini de yitirmiştir. Beninin ve bedeninin, dizginleyemediği arzularının, ayartılarının, barbarca dürtülerinin, ruhsuzlaşmış hâllerinin kulu ve kölesi olmaktan kurtulamıyor ve özneleşemiyor o yüzden.

İnsanın özneleşebilmesi, özgürleşebilmesi, yeniden varolabilmesi için, ontolojik güvensizlik duygusunu aşması gerekiyor. Bunun yolu ise, Tanrı, Kâinât ve bütüncül insan fikrinden oluşan büyük varlık zincirini hatırlayabilecek derinlikli bir yolculuğa çıkabilmesinden geçiyor.


259

 

 

YORUMLAR

YAZARIN DİĞER YAZILARI

06/09/2010 - 16:12 Tünelin sonu: Tanzimat'ın tanzimatı

03/09/2010 - 17:29 12 Eylül'de yasaklanan millet aklanacak

27/08/2010 - 17:42 Fütûhât-ı Ramazan: Ramazan medeniyeti şiiri

23/08/2010 - 18:48 Ayraç

20/08/2010 - 15:33 Fütûhât-ı Ramazan: "Kur'ân" Olarak Ramazan

17/08/2010 - 21:24 Fütûhât-ı Ramazan: Kabuktan öze hicret

03/07/2010 - 00:37 Etnik kimlik paganizmi

06/06/2010 - 17:05 Mavi Marmara ya da tarihi denizden yürütmek...

14/05/2010 - 10:24 "Cebimde küçük bir elma var"

10/05/2010 - 09:17 Gazali, neyi bitirdi; Osmanlı, neyi getirdi; Türkiye, neyi yitirdi?

07/05/2010 - 09:56 Avrupa'nın çöküşü... Türkiye'nin yükselişi...

03/05/2010 - 09:57 İnsanlığın insanlığını yitirmemesi, İslâmlığı yitirmemesine bağlı

29/04/2010 - 09:54 Suç ve "Ceza": "Nisbet" estetiği

23/04/2010 - 10:31 Kur'ân'ın bize "konuşabilmesi" için...

19/04/2010 - 10:02 Bir tekvînî âyet, estetik mesele ve üstdil olarak Hz. Peygamber (2)

16/04/2010 - 10:41 Bir tekvînî âyet, estetik mesele ve üstdil olarak Hz. Peygamber (1)

13/04/2010 - 12:00 Kültürde yoksanız, yoksunuz

13/04/2010 - 11:10 Kültürde yoksanız, yoksunuz

05/04/2010 - 10:30 Öncesiz; öncesiz olduğu için de sonrasız

02/04/2010 - 08:24 Eşcinsellik: İnsan türüne ve fıtratına saldırı

30/03/2010 - 09:24 Bu milletin yasa yapması yasak mı arkadaş?

22/03/2010 - 20:52 Tanrıtanımaz tanınmadan Tanrı tanınamaz

19/03/2010 - 09:29 Trajedi'den pornografi'ye: Düşünce ölüm, düşünce ölür (3)

15/03/2010 - 09:05 Trajedi'den pornografi'ye: Düşünce ölüm, düşünce ölür (2)

12/03/2010 - 09:18 Trajedi'den pornografi'ye: Düşünce ölüm, düşünce ölür (1)

08/03/2010 - 10:04 Çağ tutulması

05/03/2010 - 09:20 28 Şubat bitmedi; yumuşak sekülerleşme devrimi'yle toplumu "bitirdi"

01/03/2010 - 00:13 28 Şubat bitmedi; "bitkisel hayat"ı meşrûlaştırdı

19/02/2010 - 08:44 Zihin haritandaki "sen", "sen"i mi gösteriyor?

07/02/2010 - 09:27 İstanbul'un Fütûhât-ı Şam'ı: Çağ/rı çağ/rı büyüyen çağlayanı

22/01/2010 - 10:22 "Doğrudan", doğurgandır; "dolaylı", dolandıran ve donduran (4)

22/01/2010 - 10:19 "Doğrudan", doğurgandır; "dolaylı", dolandıran ve donduran (3)

14/01/2010 - 08:35 "Doğrudan" doğurgandır; "dolaylı," dolandıran ve donduran (1)

15/01/2010 - 08:33 "Doğrudan," doğurgandır; "dolaylı", dolandıran ve donduran (2)

01/01/2010 - 12:01 Bütün yollar Türkiye'den geçecek

29/12/2009 - 23:27 Durul Taylan kim? Evrensellik ne/yine?
 
 
 
SPOR HABERLERİ
Ronaldo'dan şok sözler
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10

YAZARLAR

HABER ALEMİ ÖZEL
DİĞER YAZARLAR