Siyasi partilerin kapatılmasının zorlaştırılması öylesine önemli bir ölçü ki demokrasi açısından, KP e kızdık da ondan desteklemedik gibi tuhaf bir açıklamayla geçiştirilemez.
ahaneleri ne olursa olsun, bu partiler demokratikleşmenin kökleşmesini istemediler.
CHP ile MHP zaten istemin partileri, onlar üksek yargının ve askeriyenin vesayeti sürsün istiyorlar.
Burada, davranışları asıl anlaşılamayan BDP i yirmi milletvekili ile AKP in artimizi kapatabilirsiniz diyen üyeleri.
BDP ilerin öncelikle kendi partilerini hedef almış ve hedef alacak bir asakçılığa neden destek olduklarını doğrusu ben kavrayamıyorum.
üksek siyasete akıl erdiremeyen bir salak olduğum için olabilir.
Demek ki BDP iler, bu yasakçılıkta ürt halkının çıkarına bir şeyler görüyorlar.
Partiler rahatça kapatılabildiğinde, yüksek yargı her soruşturmanın önünü kesebildiğinde, askeriyeyi soruşturan savcılar görevlerinden alınabildiğinde, Kürt halkının zgürlüğü ve refahı için önemli bir şeyler oluyor anlaşılan onlara göre.
O zaman çok mutlu olmalılar, çünkü o yasaklardan epey var bu sistemin içinde.
Eğer Kürt halkı da, ğır bir vesayeti ve yasakçılığı desteklemenin kendi çıkarına olduğunu düşünüyorsa benim söyleyebileceğim bir şey yok.
En fazla, u yasakçılıktan ve askerî vesayetten bu kadar memnunsanız neden silahlı bir mücadele sürüyor, o kadar insan ölüyor diye sorabilirim ancak.
Bu sistemden o kadar memnunsanız neden çocuklar dağlara çıkıyor?
Çocuklar bu sistemden şikâyetçi oldukları için dağlara çıkıyorlarsa, Kürt partisi parlamentoda neden bu sistemi destekliyor?
Bu tuhaf çelişkilerin tek nedeni AKP mi?
Kürtlerin ve Kürt siyasetinin istemle hiçbir sorunu yok ve yalnızca AKP ile mi sorunu var?
O zaman, daha ortada AKP in adı bile yokken patlayan 29 Kürt ayaklanması neden yaşandı?
Ben, Kürtlerin bu ülkenin şit vatandaşları olmalarını, anadillerini rahatça kullanmalarını, bu ülkede Türklerin sahip olduğu bütün haklara sahip olmalarını istiyorum.
Bu isteklerin önündeki en büyük engelin de ugünkü vesayetçi sistem olduğunu düşünüyorum.
Kürt politikacıları ya benim istediklerimi istemiyor ya da bu steklerin gerçekleşmesinin önündeki tek engelin AKP olduğunu düşünüp, AKP i kötü duruma düşürebilmek için istemi destekliyor.
Eğer mantık buysa, o zaman KP en önce Kürtlerin şartları çok iyiydi demeleri gerekecek.
Ama bunu derken biraz zorlanırlar bence, geçmişi hiçbirimiz unutmadık çünkü.
Sanırım bu anayasa değişikliği süreci, Kürtlerin kendi içlerindeki tartışmaları hızlandıracak.
Çünkü hiçbir halk ve hiçbir siyaset bu kadar çok çelişkiyi uzun süre taşıyamaz.
Tabii durumları BDP iler kadar tuhaf olan AKP iler de var.
Birinci turda arti kapatmayı zorlaştıran maddeyi destekleyip, ikinci turda bu örüşünü değiştiren AKP i milletvekillerinden söz ediyorum.
Ne oldu da görüşlerini değiştirdiler?
Ne oldu da, izim partiyi rahatça kapatabilmeliler diye düşünüp anayasanın bu maddesinin değişmesini engellediler?
Kendi partilerinin kapatılabilmesini destekleyen AKP ilerin iyasi mantığı ne?
Kim partisinin kapatılmasını ister?
Gerçi, AKP ilerin u maddenin teknik açıdan sorunlu olduğunu düşünüp, bilerek maddenin geçmesini engellediklerine dair söylentiler var ama bu sorunu nlamaları için bunca zaman beklemeleri bana pek inandırıcı gözükmüyor.
Ya bu iddia doğru ve AKP yönetimi şaşkınlardan oluşuyor ya da AKP in içindeki ilit haberleşmeciler kritik noktalarda harekete geçiyor.
AKP in içindeki istemin adamlarından daha önce de çok söz edildi.
O damların varlığını ve izini sık sık görüyoruz iktidar partisinin içinde.
Türkiye büyük bir değişimden geçiyor.
Bu kadar büyük bir değişimde kimse kendi rengini ve gerçek kimliğini kolayından saklayamaz.
Kimin kim olduğunu hep birlikte göreceğiz ve eninde sonunda ya referandum için ya da seçim için andık ortaya çıkacak.
O zaman göreceğiz halkla politika arasındaki uyumu, o zaman anlayacağız halk eğişimi istiyor mu istemiyor mu.
Ben Türküyle Kürdüyle bu toplumun değişim istediğine inanıyorum.
Ve, artık her kesimde çok temel değişimlere yaklaştığımızı düşünüyorum.